reklam
reklam

SON DAKİKA

Bugün Gazetesi

Son dakika: Palu ailesi için canlı yayında ters kelepçe

Son dakika: Palu ailesi için canlı yayında ters kelepçe
Bu haber 09 Ocak 2019 - 11:53 'de eklendi ve 229 kez görüntülendi.

Kızları ve torunlarının kayıp olduğunu iddia ederek Müge Anlı’nın programına başvuran Palu Ailesi’nde açığa çıkan olaylar Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Kocaeli Körfez Başsavcılığı, Palu ailesi için gözaltı ve evde arama kararı verdi. Palu ailesinin fertlerine canlı yayında gözaltı işlemi uygulandı. Gözaltı işlemleri sırasında stüdyoda bulunan seyircilerin alkışlaması dikkat çekti.

5 kişi hakkında gözaltı kararı


Kocaeli’nin Körfez ilçesinde 11 yıl önce kaybolan ve öldürüldüğü ileri sürülen Meryem ve kızı Melike Tahnal’ın bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Palu ailesi üyelerinden 5 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İzmit ilçesindeki Palu ailesine ait evde polis ekiplerince arama yapıldı.

Öte yandan Müge Anlı’nın sunduğu programda konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Tuncer Ustael ve eşi de canlı yayına gelen ekipler tarafından gözaltına alındı. Olayların merkezi haline gelen Tuncer Ustael’e polis tarafından ters kelepçe takıldı.

Dilekçe ortalığı karıştırdı


Müge Anlı, Meryem’in ölen eşi hakkında Kocaeli Savcılığı’na başvurduğu şikayet dilekçesindeki yazılar ve cümlelerin Tuncer Ustael’e ait olduğunu ortaya çıkardı.

Dilekçede şu ifadeler yer alıyor:

“Ölen kocamla organ mafyası için çalışıyorduk, gariban kişileri elde edip tenha yerlere götürüyorduk. Burada eşim Ahmet, yeğenim Emrah, Uğur, Emel ve teyzem Emine Tahnal, dayım Yusuf organlarını bunların tenha yerlerde alıp; Orhan, Ali, Gamze isimli kişilere satıyordu.

Hatta benim yanımda bir kişi öldürdüler, organlarını alıp cesetini çöp konteynerine attılar. Ben ailemin yanındayken bana gelip uyuşturucu haplar, cinsel haplar, birtakım iğneler veriyorlardı. Kendim kullanmamı ve aileme de kullandırmamı istiyorlardı. Ben de geceleri iğneyle; kardeşim İsa, Fatih annem ile kız kardeşim Melek’e bunları yapıyordum. Yemeklerine de uyuşturucu haplar koyuyordum. Bunları yapmamı yukarıdaki kişiler istiyordu. (Yani Tahnalı Ailesi)”

Ailenin hastalığı belli oldu

Bir televizyon programına kızları ve torunlarının kayıp olduğunu iddia ederek başvuran Palu Ailesi’nde açığa çıkan olaylar Türkiye’nin gündemine oturdu. İddiaların beşiğindeki isimlerin sağlıklı olmadığını ifade eden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan, özellikle Tuncer Ustael’in paylaşılmış paranoid bozukluk hastası olabileceğini söyledi.

Kocaeli’de yaşayan Palu ailesinin bazı üyeleri hakkında ortaya atılan çocuk istismarı, cinayet ve aile içi şiddet gibi iddialar gündemden düşmüyor. Her gün yeni bir bilginin ortaya çıktığı ailenin ruhsal durumunu değerlendiren İstanbul Gelişim Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan, ‘büyü psikolojisi’ adı verilen kavram olduğunu ve bunun Türkiye’de zannedildiğinden daha sık görüldüğünü ifade etti.

“Gerçeğe uymayan düşünceleri karşıdakine empoze edebilirler”

Palu ailesinde yaşanan olaylarda tüm aileyi etkisi altına alan Tuncer Ustaelin davranışlarının paylaşılmış paranoid bozukluk hastalığına benzeten Ahmet Ertan Tezcan, Bu hastalıkta baskın denilen bir kişi vardır, bu kişi ağır hastadır ve hezeyanları vardır. Mantıklı tartışmayla değiştirilmeyen, gerçeğe uymayan düşünceleri bir şekilde etkide kalan kişiye empoze eder. ‘MIT beni takip ediyor, CIA beni takip ediyor ‘ der ve en az 20-30 inanan bulabilir. ‘Birileri bana kötülük yapmak istiyor, peşimdeler, uğraşıyor’ der ve yine bir takım taraflar bulabilir. Bunu çeşitli inanç organizasyonlarında da görebilirsiniz. Bazı inanç organizasyonlarında bu intihar boyutuna gidecek şekilde de olabilir diye konuştu.

“Bu tür durumlarla karşılaşmaya devam edeceğiz”

Palu ailesinde yaşanan durumun pratikte zannedildiğinden fazla görülen bir durum olduğunun altını çizen Tezcan, Bu vaka, baskın kişinin etkide kalan kişileri etkileyip hezeyanlarını onların üstünden doyurmasından başka bir şey değildir. Cehalet ne kadar artarsa, eğitim seviyesi ne kadar düşerse ve toplum ne kadar kapalı hale gelirse maalesef bu tür durumlarla karşılaşmaya devam edeceğiz ifadelerini kullandı.

‘Bu durum hiçbir zaman için son değil’ diyen Tezcan, Burada etkide kalan kişilerin baskın olan kişiden süratle ayrılması gerekiyor ve etkide kalan kişilerin mutlaka etkin bir tedavi ile mutlaka tedavi altına alınması gerekiyor. Baskın kişinin de mutlaka rahatsızlığının yani bunun anti sosyal kişilik bozukluğu mu? Psikotik bozukluk mu? Ağır borderline kişilik bozukluğu mu? olup olmadığının belirlenip mutlaka ona göre gözlem altında bulundurulması gerekiyor. Yaptığı eylemlerden kanun nazarında ne kadar sorumlu olup olmadığının bilincinde olması gerekiyor açıklamalarında bulundu.

Büyü psikolojisi var.

Büyü psikolojisinin Türkiye’de sıkça görüldüğünü ve bu tip vakalarla çok sık karşılaştıklarını dile getiren Psikiyatri Uzmanı Tezcan, Günlük hasta uygulamamızda da günde en az 2-3 kere mutlaka karşımıza büyü, muska ile ilgili bir takım söylemler karşımıza çıkıyor. Buna benzer olaylarla çok karşılaşıyoruz. Bir şizofreni vakasında, obsesif kompulsif bozukluk vakasında, panik bozuklukta bile kişi kendisine büyü yapıldığını, muska yapıldığını, bir takım kişilerin kendisiyle uğraştığını düşünerek maalesef tıp dışı seçenekler içerisinde bulunabiliyor. Psikoz, yani gerçeği değerlendirme yetisi bozulan hastaların ‘büyücüye, muskacıya’ başvurmadan bize geldiklerini hiç görmedim dedi.

Paylaşılmış paranoid bozukluk yaşayan bu tür vakaların birçoğunun etkilendikleri kişiden ayrıldıkları zaman süratle normale dönmeye başladığını söyleyen Psikiyatri Uzmanı Ahmet Ertan Tezcan, Bir kısmı dönmeyebilir onlarda da ciddi tedaviler gerekebilir. Burada tedavide ana unsur etkilenen kişilerin baskın kişiden ayrılmasıdır diye konuştu.

Sağlıklı bireylerin de neredeyse günde ortalama 6-7 defa yalan söylediğini belirten Tezcan, Yalan söyleme hastalığına mitomani denir. Burada yalan söylemek, bir çeşit hayal kurmak gibidir. Bizim için kişinin kendi söylediği yalana ne kadar inandığı önemlidir. Bahsedilen olayda kişilerin söylenilen yalana da inanması söz konusu. Bu da ayrı bir hastalık ama bu etkilenmenin içinde bir tanı ölçütü olarak da var. Dolayısıyla baskın kişiden ayrıldığı zaman gerçekleri ve doğruları karşıdaki kişilerin anlayacağı biçimde anlatıp, sorunu halletmek gerekiyor değerlendirmesinde bulundu.

“Herkes bireysel tedbir almalı”

Yaşanan bu tür olaylara karşı herkesi bireysel tedbir alması gerektiği konusunda uyaran Tezcan, Bazen hepimiz bir şekilde kandırılabilir hale gelebiliriz. Buna çok dikkat etmemiz gerekiyor. Mutlaka sorgulamak ve eğitim gerekiyor. Bilmediklerimizi araştırmak, araştırdıklarımızı öğrenmek, öğrendiklerimizi de yaymak gerekiyor diye konuştu.


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA