reklam
reklam

SON DAKİKA

Bugün Gazetesi

Bundan iki asır önce inşa edilen ve Vahdettin'in planını bizzat çizdiği Vahdettin Köşkü, mimari bir şaheser olarak anılıyor ve bugün birçok diplomatik zirveye ev sahipliği yapıyor. Sultan Vahdettin'in şehzadelik dönemini geçirdiği; "Ben devlet ve memleketime hizmet etmek ümidinde bulunmasaydım, köşkümden çıkmazdım" dediği köşkün hikâyesini sizler için derledik.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE VAHDETTİN KÖŞKÜ

Vahdettin'in henüz bir şehzade iken konakladığı Vahdettin Efendi Köşkü, İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakasında, Üsküdar Çengelköy tepesinde inşa edilmişti. Soğan başlı rasat kulesiyle dikkat çeken ahşap, sarı renkli bu köşk, tüm Boğaz'ı tamamen gören nadir yerlerden biriydi.

Arazide, Sultan Vahdettin'in hükümdar olana dek kaldığı Vahdettin Köşkü'nün yanı sıra üç köşk daha bulunuyor: Önünde kendisi kadar büyük bir havuzu bulunan Köçeoğlu Köşkü, biraz geri tarafta Ağalar Köşkü ve Sultan Vahdettin'in onu yetiştiren Şayeste Kadınefendi için yaptırdığı Kadınefendi Köşkü.

Köşkler, Orhan Veli'nin "İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı" adlı şiirini yazdığı 60 dönümlük koru içinde yer alıyor.

VAHDETTİN KÖŞKÜN PLANINI BİZZAT ÇİZDİ

Sultan Vahdettin, kendi ismiyle anılan ve soğan başlı kulesi olan sarı köşkü, Yıldız Sarayı'nda ağabeyi Sultan II. Abdülhamid'i ziyareti esnasında Rus Çarı'nın gönderdiği bir hediyenin üzerindeki köşk resminden esinlenerek yaptırmıştı.

Köşkün iç taksimatını bizzat kendisi hazırlamış, planı ise Mimar Vallaury'e çizdirmişti. Kendisi için bu sarı köşkü yaptırırken ikinci annesi sayılan Şayeste Kadınefendi için de aynı yere iki katlı beyaz bir köşk yaptırdı.

Zira çocuk yaşta annesini kaybeden Vahdettin'i, Şayeste Kadınefendi büyütmüştü. Bu köşkün planını da Sultan Vahdettin bizzat kendisi çizmiş, inşaatı Süleyman isminde bir ustaya yaptırmıştı.

VAHDETTİN’İN ŞEHZÂDELİK DÖNEMİNİN ŞAHİDİYDİ

Sultan Vahdettin'in şehzâdelik dönemi bu köşkte geçmişti.

Başlangıçta kışları Feriye Saraylarında, yazları Çengelköy Köşkü'nde kalan Sultan Vahdettin, zamanla tamamen buraya taşınmış, merasimler ve resmî vazifeler dışında veliahtlık döneminde dahi köşkten ayrılmamıştı. Vahdettin, bir nevi münzevi bir hayat yaşıyordu bu köşkte.

Vahdettin, 24 yaşındayken Emine Nazir Eda Hanım ile evlenince Feriye Saraylarından birine yerleşmişlerdi; ancak bir gece yarısı çıkan korkunç bir yangın tüm sarayı küle çevirmişti.

Şehzâde Vahdettin, bu saraydan canını ve canı gibi sevdiği ata yadigârı, dedesi Sultan II. Mahmut'tan kalma yazı takımını kurtarabilmişti.

TAHTA GEÇİNCEYE DEK KÖŞKTE KALDI

Hanımını ve yazı takımını alarak Çengelköy'ün yolunu tutan Şehzâde Vahdettin Efendi, tahtın başına geçinceye kadar bir daha da dönmedi saraylara.

Şehzâde Vahdettin, Veliaht Yusuf İzzettin Efendi'nin vefatıyla veliaht, Sultan Reşat'ın vefatının ardından ise 57 yaşında Osmanlı Sultanı oldu.

Köşke veda etme vakti geldiğinde Sabiha Sultan, babasının padişah olduğu gün köşkten ayrılmalarını şöyle anlatır:

"…Annem de hemşirem de ben de, üçümüz de, Dolmabahçe'ye giderken gözyaşlarımızı tutamayacak kadar müteessirdik."

TOPKAPI SARAYI’NA ULAŞTIĞINDA İLK SÖYLEDİĞİ SÖZ

1918 yılının Temmuz Ayında, bir Ramazan günü Osmanlı'nın yeni hükümdarı Sultan Vahdettin'i taşıyan istimbot, Sarayburnu İskelesi'ne yanaştı.

Mabeyn erkânı, nâzırlar heyeti ve Enderun vazifelileri Topkapı Sarayı'nın bahçesinde el pençe divan bekliyordu. Vahdettin Han, Enver Paşa ile birlikte iskeleden saraya kadar saltanat arabasıyla geldi ve saraya girince direkt olarak Bağdat Köşkü'ne gitti.

Tam köşkün kapısından girerken dizlerindeki romatizması azınca abanoz bastonunu istedi. "Bastonunuz Çengelköy'deki köşkte kalmış efendimiz" cevabını alınca da yüzünü ekşiterek şu sözler döküldü dudaklarından: "Bu bir felâket".

Sultan olarak geldiği Topkapı Sarayı'nda söylediği ilk söz bu olmuştu ve bundan sonra felaketler sadece saltanatı değil, hayatı boyunca birbirini takip edip durdu.

“HİZMET ÜMİDİNDE BULUNMASAYDIM KÖŞKÜMDEN ÇIKMAZDIM”

Padişah olduktan sonra Yıldız ve Dolmabahçe Sarayı'nda da, vatanı terk edip San Remo'da yaşamak zorunda kaldığı günlerde de, Çengelköy'deki köşkü hiç unutamadı Sultan Vahdettin.

Hatta bir ara Dolmabahçe'de iken pencereden boğaza bakarak şu sözleri söylemişti teessürle: "Ben devlet ve memleketime hizmet etmek ümidinde bulunmasaydım, Çengelköy'de rahat rahat otururken bu görevi kabul etmezdim. Bu yaştan sonra mezarıma "pâdişah" diye yazdırmak niyetinde değilim."

YANGININ ARDINDAN HARABEYE DÖNDÜ

Köşk arazisi içinde yer alan ve Kırım Harbi esnasında İtalyan askerlerinin hastanesi olarak kullanılan Köçeoğlu Köşkü, Cumhuriyet döneminde Ağalar Köşkü'yle birlikte yıktırılıp yeniden yapıldı.

Bu alandaki dört köşkün en büyüğü ve en güzeli olan Sultan Vahdettin Köşkü ise bir yangında harabeye döndüğünden cumhurbaşkanlığı konuk evi olmak üzere yeniden yapıldı.

Kâgir bodrum katı üzerine iki katlı köşk, uzun süre metruk bir vaziyette kurtarılacağı günü bekledi Çengelköy tepelerinde.

70’Lİ YILLARA DEK HANEDANA AİTTİ

Sultan Vahdettin Köşkü, hanedan 1924'te sürgüne gönderilse de 70'li yıllara kadar Osmanoğullarının mülküydü.

Zira Sultan Vahdettin'in çocukları ve torunları vatanlarından kovulduklarında bu köşkü, kalfalardan birinin üzerine kaydettirerek, haksız yere müsadere edilmesini engellemişlerdi. Sultan Vahdettin'in vefatıyla Türkiye'ye dönen bendegân, bu köşkte kalmaya devam ettiler.

1952 yılında çıkan umumi afla İstanbul'a dönen Sultan Vahdettin ailesi, köşkleri geri alarak aralarında paylaştılar. Tüm arazi ve köşkler hisselendirilirken, köşkü yıllarca muhafaza eden kalfalar da paylarını aldı.

KÖŞK DEFALARCA RESTORE EDİLDİ

Sonraki yıllarda parçalar hâlinde satışa çıkarılan arazi çok defa el değiştirdi. 1980 İhtilâlinde Cumhurbaşkanlığı Köşkü olması için restore edilen köşk, 1990'larda Diyanet Vakfı tarafından satın alınarak kamulaştırılmıştı.

Defalarca restorasyon geçiren ancak yenilemenin betonarme yapılması ve aslına uygun yapılmayan çalışmalar sonucu harap hale gelen Vahdettin Köşkü, yaklaşık dört yıl önce yeniden inşa edildi.

Devlet Konukevi olarak kullanılan Vahdettin Köşkü, muhteşem boğaz manzarasıyla yurtdışından gelen önemli konukları ağırlamaya devam ediyor

04 Şubat 2019 - 17:05 'de eklendi ve 117 kez görüntülendi.
İLGİLİ HABERLER
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Tarihe tanıklık eden mimari şaheser: Vahdettin Köşkü

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA